İçeriğe geç

Katarsis nasıl olur ?

Katarsis Nasıl Olur? Bir Anın İçinden Geçen Duyguların Hikâyesi

Hayal Kırıklığının Gözlerimdeki Yansıması

Kayseri’nin sabahına uyanırken, pencereden dışarı bakıyorum. Havanın soğukluğu, yavaşça içimi sararken, kafamda bir sürü düşünce dolaşıyor. Son zamanlarda içimi sıkıştıran, ruhumu yoran bir şey var ama bir türlü tam olarak adını koyamıyorum. İş yerindeki meseleler, ilişkilerdeki kopukluklar, eksik hissettiğim bir şeyler… Hepsi bir araya gelince boğuluyorum.

Bazen her şeyin ne kadar anlamsız olduğunu hissediyorum. Sabahları, işe giderken, etrafımdaki insanlar bana yabancılaşıyor. Onların yüzlerinden bir şeyler okunuyor ama ben, bir şekilde bağlantıyı kuramıyorum. Yanımda yürüyen kadının başında pırlanta gibi parlayan bir güneş gözlüğü var, ama gözlerindeki hüzün o kadar derin ki, tüm parıltı kayboluyor. Kendimi bu kalabalıkta kaybolmuş hissediyorum. Kimseyle paylaşamadığım, paylaşmakta zorlandığım bir yalnızlık içindeyim.

Bugün, çok eski bir dostumun doğum günüydü. Kendisiyle konuşmak istedim ama ne diyeceğimi bilmiyorum. İçimde bir korku, bir tereddüt var. Yıllar geçtikçe insanlar arasındaki mesafeler ne kadar büyürse, onları geçmek de o kadar zorlaşıyor. Birkaç sene önce, kaybolan samimiyetin ardından hep eksik kalmıştık.

Bir Anlık Fırtına: İçimdeki Çığlık

Öğle vakti, ofiste işler beni sıkıştırmaya başladığında, bir anda bir boşluk hissettim. Yavaşça sırtımı yasladım, gözlerimi kapattım. O anı hissettim. O an, içimdeki bütün sıkışmış, bastırılmış duygular dışa vurmak için bir yol arıyordu. Duygularımı dışa vurma isteğiyle doluydum. Bir anda, gözlerimdeki yaşları fark ettim. Hiç beklemediğim bir anda, gözlerimden bir damla yaş süzüldü. Ne zaman bir şeylerle yüzleşmeye çalışsam, hep gözlerimden kaybolurdu o duygular.

Ve işte o an, bir şey oldu. İçimdeki o boşluk, bir şekilde büyüdü. Sonra birden küçüldü, bir çığ gibi karşımda belirdi. O çığ, korkularım, kaybettiğim zamanlarım, pişmanlıklarım, hepsi bir anda önümdeydi. O kadar yoğun bir şekilde hissettim ki, sanki tüm dünya bir anda durdu ve ben sadece o anın içinde sıkışıp kaldım.

Ve sonra, bir şey değişti. Sanki o duygular bir anda yerini bir rahatlamaya bıraktı. O yoğun, bunaltıcı hissiyat birden kayboldu. Bir nebze rahatladım. İşte o an, bir tür katarsisin içinde buldum kendimi.

Katarsis: Bir Türlü Tamamlanmayan Bir Yola Çıkmak

O anın ardından, her şey daha net oldu. Hayatın, tıpkı bu sabah olduğu gibi, anlık değişimlerle dolu olduğunu fark ettim. Duyguların biriktiği anların ardından, onları salıvermek, insanı hem yoruyor hem de rahatlatıyor. Kendime dönüp bakarken, aslında sürekli bir şeylere hapsolduğumu gördüm. İşin garibi, bir süre sonra o hapsolduğum yerin bana ait olduğunu bile düşünmeye başlamıştım. O yüzden bir şeyleri bırakmak, affetmek… İnsan her şeyi toparlayacak gücü kendinde bulamıyor bazen.

Belki de katarsis, işte tam da bu noktada devreye giriyor. Kendini bir an için kaybetmek, sonra o kaybolmuşluğu yeniden bulmak, hem yıkıcı hem de yenileyici bir deneyim. Yalnızca içindeki o çığlıkları boşaltmak, o ağrılı duyguları bir kenara bırakıp derin bir nefes almak… Sonra, kalbinin her atışıyla bu dünyada yeniden yerini bulmak.

Gerçekten Ne Hissettim?

Katarsis, sadece bir tür duygusal rahatlama değil. O an, hem kaybolmuş hem de yeniden doğmuş hissediyorum. Hayatın anlamı, her şeyin gelip geçici olduğunu kabul etmekte gizli. Bir anda her şeyin içinden geçip, kendini tekrar bulmak. Kimi zaman insan, hüsranla ya da bir hata ile yüzleşmeli, tıpkı o an hissettiğim gibi.

Ben, artık ruhumda biriken tüm bu duyguları yaşarken, her birinin bana bir şeyler kattığını fark ediyorum. Beni bir bütün yapan, her şeyin beni şekillendiren izleri. Sonra bir an geliyor ve ben, o duygusal boğulmuşluktan sıyrılarak rahatlıyorum.

Son Söz: Katarsis, Bir Yolculuk Olmak Zorunda

O an, bana sadece rahatlama değil, aynı zamanda daha güçlü bir benlik kazandırdı. Katarsis, bir son değil, bir yolculuk. Bu yolculuk, hep bir adım daha atmamızı sağlıyor. Bazen, dışa vuramadığımız o duyguların, yalnızca biz onları kabul edene kadar büyüdüğünü, boğduğunu anlamalıyız. Sonra, o boşluğu terk ettiğimizde, her şey biraz daha netleşiyor.

Ve şu an, yazarken bile, içimdeki o duygu yoğunluğu biraz daha sakinleşmiş hissediyorum. Katarsis işte böyle olur: bir an gelir, yıkılırsınız; ama bir anda kendinizi yeniden inşa edersiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş yapbetexper bahis