Yağda Kızartma Sağlıklı Mı? Bir Hikâye, Bir Soru…
Hayatımda birkaç karar var ki, onları düşünürken bile kalbim yerinden çıkacakmış gibi hissediyorum. Bazen bir şeyin iyi ya da kötü olduğuna dair doğru bir sonuca varmak, o kadar zor ki… Kayseri’deki evimin mutfak tezgahı, yaşadığım en büyük içsel çatışmalara sahne olmuştur. O mutfakta geçirdiğim zamanlarda bir yandan yemek yaparken, diğer yandan kafamda çalan o klasik soru: Yağda kızartma sağlıklı mı?
Bir Cumartesi Sabahı, Huzur ve Hayal Kırıklığı
Cumartesi sabahları, Kayseri’nin sokaklarından yayılan kokulara karışan taze demlenmiş çayın, biberli ekmeğin ve kaymaklı künefenin hatırlattığı o rahatlık verici huzur, bazen bir anda kaybolabiliyor. O gün, sabahın erken saatlerinde annemin mutfaktan gelen sesleriyle uyandım. Penceremi açtım, soğuk havadan burnuma kararan ekmek kokusu geldi. Mutfakta neşeyle yemek yapan annemin, o an hayatını sorgulayan bir çocuğa dönüştüğünü, yüzündeki o yorgun ama huzurlu ifadeyi bir şekilde fark ettim.
O sabahın diğerlerinden farkı, içimde beliren bir duygu vardı. Sağlıklı yaşam, yemeklerimde değişiklikler yapma arzusuyla doluydum. Instagram’da gezinirken “Yağda kızartma sağlıklı mı?” diye bir yazı okudum. Birdenbire, annemin kızarttığı o mis gibi kokan patatesler, bana garip bir şekilde “tehlikeli” gelmeye başladı.
Annenin Kızarttığı Patatesler
Patatesler annemin ellerinde şekil alırken, yıllardır hiç sorgulamadığım bir şey vardı: Yağda kızartma sağlıklı mı? Sadece güzel görünürlerdi, ne de olsa her biri altın sarısıydı, çıtır çıtır, ağzımda dağılan bir lezzet vardı.
Yıllardır biz Kayserililer, “Yağda kızartma yemek, hayatın en keyifli anıdır” diye büyütüldük. Anam, ninem, komşularımız, neredeyse tüm Kayseri’de insanlar bu mutlu, kızarmış anı paylaşırken bir yandan içsel huzurumu da yitiriyordum. Kızartmalara olan hayranlığımı kaybetmekten korkuyordum. Ama bir tarafta sağlık konusundaki endişelerim vardı. Yağda kızartmanın sağlıksız olduğu konusundaki farkındalığım giderek arttı.
Bir sabah, annemin kızarttığı patateslerin üzerine düşen ışık, bana sanki yıllardır mutfakta sadece bu patateslerin, bu kızartmanın bana ne kadar zarar verdiğini gösteriyormuş gibi geldi. O an, bu sağlıklı yaşama arayışımın kalbimde yarattığı boşluk büyüdü. Bazen sorulara cevap bulmak, insanın içinde bir kırılma yaratıyor, ama bu kırılma, belki de bir keşfe, bir değişime yol açacak bir adım olur, bilemiyorum.
Soruya Cevap Arayışım
O an, mutfakta dururken, sağlıklı yaşam hakkındaki sorularıma cevabımı aradım. Annenin hazırladığı o enfes kahvaltıdan bir ısırık alırken bile içimde bir hüzün vardı. Sağlıklı bir yaşam, sadece egzersiz ve doğru beslenme değil, bir bakıma ruh halinizle de ilgiliydi. Yıllarca sağlıklı yaşamı, daha çok sporla ve beslenmeyle ilişkilendirmiştim, ama bir türlü ruh halimi iyileştirecek yolu bulamamıştım. O an, kaygılarım, endişelerim ve kızartmaya olan tutkum arasında sıkışıp kaldım.
Bir yandan, kızartmanın sağlıksız olduğu hakkında okuduklarım zihnimi meşgul ederken, diğer yandan da yıllardır annemin yaptığı, kayıtsız şartsız sevdiğim, bana güven veren yemeklerin neden kötü olduğunu kabul etmek istemiyordum. İçimden bir ses, belki de bunu kabullenmek, sağlıklı bir yaşamın bir parçasıydı diyor gibiydi. Ancak buna rağmen, kızartmanın verdiği o duygusal rahatlık, bu sağlıklı yaşam arayışımın bir parçası olmamalıydı.
Birkaç Gün Sonra: Sağlık ve Mutluluk Arasındaki Savaş
Birkaç gün sonra, Kayseri’deki eski bir kafede, annemle birlikte oturduk. O an, annemin bana yaptığı çayla birlikte sunduğu kızarmış patatesleri yerken, farklı bir düşünce aklımdan geçti. Belki de kızartmanın “sağlıksız” olarak tanımlanmasının nedeni, toplumun ne kadar “temiz” ve “sağlıklı” olmak zorunda olduğumuzu düşünmesiydi. O kadar çok bilgi vardı ki, hangi birini doğru kabul edeceğimi bilmiyordum. O kadar çok detaya takıldım ki, hayatımda tek bir amacı olan patates kızartması bile, bir tehdit haline gelmişti.
Bir an, “Yağda kızartma sağlıklı mı?” sorusunu sordum kendi kendime ve cevabını bulmaya çalıştım. Aslında, kızartmanın kötü olduğunu düşünmek, toplumun bize dikte ettiği “iyi” ve “kötü” anlayışının bir parçasıydı. Çünkü, hiç kimse bu soruyu sormuyordu; herkes bir araya gelip mutlu bir şekilde, lezzetli bir yemeği paylaşıyordu. O an, sağlıklı yaşamın sadece dışarıdan gelen baskılarla şekillenmemesi gerektiğini düşündüm. Yağda kızartma sağlıklı mı? Evet, belki değil ama her şeyde olduğu gibi ölçülü olmanın önemini fark ettim.
Sonuç: Sağlıklı Yaşamın Yolu Kızartmalardan Geçiyor mu?
Birkaç gün boyunca bu soruyu kafamda çevirip durdum: Yağda kızartma sağlıklı mı? Duygularım bir çığ gibi büyüdü. Bir taraftan annemin kızarttığı o patateslerin tadı, diğer taraftan sağlıklı yaşama olan arzum, bir şekilde içimde çatışıyordu. Ama şu bir gerçek: Sağlıklı yaşam sadece beslenmeyle sınırlı değil. Zihninizi, ruhunuzu ve kalbinizi dinlemek, neyi sevdiğinizi keşfetmek, bazen sağlıklı yaşamak demek değil mi?
Kızartma, belki de sağlıklı olmayabilir ama yaşadığınız anı, o anın değerini bilmek ve biraz da olsa mutluluk hissetmek bence gerçek sağlık. O yüzden, belki biraz daha az kızartma, belki daha fazla taze sebze, ama her zaman, yaşamın her anından keyif almak gerektiğini unutmamalıyız.